Steve Jobs’tan Sonra Apple Çok Bozdu

Belki de Apple için son zamanlarda en çok söylenen sözlerden biri: “Rahmetli Steve Jobs öldükten sonra yenilikçi yapısını kaybetti.” Bu sözün doğruluğunu tartışmaktan ziyade bu sözün neden söylenmiş olabileceğini düşünmek lazım. Bu da özetle şu: “iPhone (akıllı telefon) ve iPad (tablet) üretmeye başlayarak milyonlarca kişi tarafından satın alınan ürün kategorisi ortaya çıkaran Apple’ın bu tarzda başka bir ürünü çıkmadı. ” Bütün bunların üstüne açıklanan iPhone satışlarında eskisi kadar parlak sonuçlar alınmayınca bu söylemler iyice arttı.

Şimdi de gelin insanların bu konuda haklılık payı var mı bakalım?

Apple bir teknoloji firması olarak sıradışı denebilecek bir geçmişe sahip. Kuruldu, büyüdü, onu büyüten kurucusu yeterli görülmediği için kovuldu, sonra daha da kötüye gidince eski kurucusu geri geldi, o kurucu firmayı efsane yaptı.. vs vs. Bu süreçte onları büyük bir firma yapan ürünleri kadar başarısız olan ürünleri de oldu.

Peki geriye dönüp baktığımızda, başarılı ürün olarak neleri sayabiliriz? macintosh serisi, ipod, iPhone ve iPad. Bunları başarılı kabul ediyor olmamızın nedeni bütün dünyada talep edilen ürünler olması. Bununla birlikte şirkete ciddi gelir getiren başka ürünler yok mu ? Elbette. Ama beklenti, firmanın popüler ürün kategorilerini ilk defa kendilerinin duyurması.

İşin esası yapılan tespitler doğru. Asıl soru şu: “Şirketin istediği gerçekten de bu mu?” Yani Apple “İnovasyonun öncüsü” sloganıyla mı anılmak istiyor?

Bu sorunun cevabının hayır olduğu aşikar. Çünkü firma birden fazla yatırımcı tarafından yönetilen bir yapıda ve yatırımcıların en büyük isteği daha fazla kâr. En başta bu detayı atlamamak lazım. Bunun yansıması olarak da; şirketin üretmiş olduğu süper yenilikçi bir cihaz prototipi olsa bile bunu, elindeki ürün gamındaki satışların yetersiz gelmeye başladığı anda piyasaya sürülmesi beklenecektir. Yani Apple yenilikçi bir firma olma özelliğini devam ettiriyorsa da, bunu bilmiyoruz henüz.

İnsanların gözden kaçırdığı en önemli husus bence, Apple’ın şirket olarak başka bir duruma evrilmesi. 30 sene öncesindeki gibi çıkardığı ürünlerle rekabet eden teknoloji şirketlerinin devri artık kapandı. Bunu şuradan anlayabiliriz:

Yazılarımda sık sık vurguluyorum: PC – > Web – > Mobil gibi üç önemli dönüşüm yaşandı. 80’lerin sonu 90’ların başı PC devrinin şahlandığı dönemlerde depolama birimi, veri aktarımı, bağlantı standartları, fotoğraf makinesi, medya oynatıcılar..vs derken donanım çeşitliliği azaldı ve bulut teknolojilerinin de katkısıyla çok daha sade ve kompakt ürünler hayatımıza girdi. Bugün akıllı telefon sahibi birisi, 30 sene öncesinde 5-6 farklı cihazla yapabileceklerini tek bir cihazla yapabilecek durumda.

Hal böyle olunca inovatif ürün üretme yarışına girmenin pek de bir anlamı kalmıyor. Elimizdeki cihazlar hemen hemen her şeyi yapabilecek duruma geldikleri için bu cihazlar üzerinden sunulacak hizmetler konusunda bir rekabet başladı. Bugün Google, Amazon, Facebook gibi büyük teknoloji firmaları bu alanda yer alabilmek için kıyasıya rekabet içindeler.

Google arama motoru olarak başladığı hayatında reklam pazarlama ve web sitesi yönetimi, Amazon kitap satarak başladığı ticari hayatında bulut hizmetleri konusunda önemli firmalar oldular.

Bugün bakıldığında firmalar artık bütün cihazlarda kendi servisleriyle yer almak istiyorlar. Amazon Prime Video, Kindle, Google Play Movies/Müzik/Books, Apple iTunes ile medya içeriği satışı yapan servislere sahip. Hatta Google Stadia servisini hizmete sunarak oyun oynama deneyimini başka bir boyuta taşımak hedefinde.

Evet, donanım üretmek hem çok zahmetli hem de tüketiciden düzenli olarak donanım için bütçe ayırmasını istemek çok zor. Fakat düzenli olarak kullanıcıdan, harcamaktan çekinmeyeceği meblağları talep eden servisleri pazarlamak hem üretici hem de tüketici için avantajlı bir senaryo.

Steve Jobs sonrasında Apple’ın yavaş yavaş böyle bir değişim dönemine girdiğini söylemek gerekir. Şirket sattığı donanımların yanında sunduğu servislerle de para kazanma yolunu tercih ediyor. Apple’ın açıkladığı finansal raporlara bakıldığında; bugün şirketin gelirlerinin önemli bir kısmını iPhone oluşturuyor olsa da, sunduğu servislerden elde ettiği gelir iPad, Mac ve diğer ürünlerini geride bırakmış durumda. Tim Cook döneminde şirket 1 Trilyon Dolar değere ulaşan ilk şirket oldu. Tabi bunda Jobs döneminde yakaladığı ivmenin büyük bir etkisi olduğunu göz ardı etmemek gerekir.

Steve Jobs bakıldığında; sadece Apple için değil teknoloji dünyası için önemli bir figür. İmajının olumlu yada olumsuz olduğu tartışılır. Hatta şirket içinde despotvari hareketleri olduğu ve pek sevilmediği de öteden beri söyleniyor. Her şey bir yana halkla ilişkiler konusunda sektördeki pek çok isme nazaran başarılı olduğu da bir gerçek.

Meraklı olanlarınız bilir, EA Sports FIFA 17’den itibaren Yolculuk diye bir modu oyunseverlere sundu. Alex Hunter isimli bir çocuğu büyük bir futbolcu yapmaya çalışacaktık. Bu yolculuk sırasında röportajlar, verdiğimiz cevaplara göre hayran kazanıyorduk. Sert, iddialı açıklamalar teknik direktörümüz tarafından sevilmememize yol açarken hayran artış hızımız da o denli yükseliyordu.

Jobs da bunun böyle olacağının farkındaydı muhtemelen. Ekran karşısındaki her konuşmasındaki vücut dilinden bu iddiayı anlamak mümkündü. Haliyle dünya üzerinde Jobs-sever bir kitle oluştu ve başarılı ürünlerle birlikte fanatizme vardı bu sevgi. Bu durum insanlarla Apple arasında duygusal(!) bir bağ kurulmasını sağladı belli ölçüde ve fanboy denilen kitleler ortaya çıktı.

Jobs inandığı şeylere sıkı sıkıya bağlı kalmasıyla meşhur. İşlevsellik kadar, hatta işlevsellikten daha da fazla, tasarıma önem veren biriydi. Bu düşüncelerini ürünlerde harfiyen hayata geçirmesi başarıyı da getirdi. Bunun yanında erken denebilecek bir yaşta hayata veda etmesi, savunduğu fikirlerin uzun vadede ne kadar başarılı olduğunu test etme imkanı vermedi teknoloji severlere. Zira akıllı telefon için en ideal boyutun 4 inç olduğunu iddia ettiği yılların üzerinden birkaç yıl geçtikten sonra Apple 4 inç telefon üretimini durdurdu. Hayatta olsaydı hala bu konuda ısrarcı olur muydu.. bilinmez. Ama olsaydı muhtemelen iPhone şimdiki pazar payına dahi ulaşamazdı.

Tim Cook ortaya, her şeyin en iyisini bilen, burnundan kıl aldırmayan CEO görüntüsü ile çıkmadığı için değişimlere ayak uydurma konusunda eli oldukça rahat. Hatta bu nedenle şirketin başarısızlıkları daha tolere edilebiliyor.

iPhone 4 çıktığında pek çok tüketici telefonun üst kısmını kavradıklarında sinyal çekişinin azaldığından şikayetçi olmuştu. Bu iddialar üzerine şirket “öyle tutarsanız tabi anten çekmez” minvalinde bir açıklama yaptıktan sonra telefon kılıfı dağıtarak bu sorunları aşma yoluna gitmişti.

Tim Cook döneminde şirket daha ciddi fiyaskoları yönetmek zorunda kaldı. Firma yeni cihazlara, varsayılan olarak gelen Google Haritalar yerine kendi uygulamasını koymak istemiş, ve uygulama hazır olmadığı için ortaya komedi görüntüler çıkmıştı. 2 yıl önce de Apple’ın, cihazların azalan pil performansı nedeniyle şarj süresini korumak adına pil performansını bilinçli olarak dizginlediği ortaya çıkınca firma yine özür dilemek zorunda kalmıştı.

Tim Cook’un medya yaklaşımları sayesinde bu süreçler kazasız belasız atlatıldı gibi görünüyor. Ama medyada yankı uyandırmasa da, hatta iki satır yazı ile geçiştirildi çoğu yerde, bana göre oldukça vahim bir gelişme oldu son dönemde.

Apple’ın iPhone X lansmanı sırasında tanıttığı ve telefon, saat ve kulaklığı aynı anda şarj edecek AirPower isimli ürün projesinin, firmanın yüksek standartlarını karşılamadığı gerekçesiyle durdurulduğu açıklandı.

Çok büyük ihtimalle Steve Jobs döneminde böyle bir şey yaşanmazdı. O ürün ya hiç duyurulmazdı ya da hazırsa duyurulurdu. Haritalar ve AirPower olayları ele alındığında firmanın eskisi kadar özenli olmadığı yorumu yapılabilir. Bu olaylar üst üste değerlendirildiğinde Apple o eski şaşaalı günlerini geride mi bırakıyor sorusu akıllara geliyor.

Diğer yandan teknoloji sektörünün yavaş yavaş korkulu rüyası olmaya başlayan Çinli şirketler gerçeği de yadsınamayacak bir hale geldi. Yılların verdiği fason üretim tecrübesini, kendi markaları altında başarılı cihazlar üretmekte kullanmaya başlayıp bu ürünleri çok uygun fiyatlarla pazara sunmaya başladıklarından beri teknoloji severlerin dikkatlerini çekmeye başladılar. Hal böyle olunca Amerikalı firmaların ışığı da sönmeye başladı.

Özetlemek gerekirse, Apple son dönemde dünya çapında popüler hale gelen bir ürün (büyük çentikli telefon hariç) sunmadı. Bununla birlikte finansal olarak daha güçlü hale geliyorlar, ki yatırımcıların da isteği bu.

Share This: