Türkiye’de Amatör Oyun Geliştiriciliği Üzerine Bir Sohbet

 

Çeşitli Linux dağıtımları ile karşımıza çıkmaya başlayan fakat Apple’ın App Store mağazasıyla hayatımıza iyice yerleşmeye başlayan, marketten uygulama paketini indirdikten sonra otomatik kurulum yapılması modeli şimdilerde ise hemen hemen tüm mobil işletim sistemlerinde standart haline geldi diyebiliriz. Bu yapının en önemli özelliği olarak da bağımsız uygulama geliştiricilerin hazırladıkları uygulamalar üzerinden para kazanabilecekleri modele kavuşmaları oldu. Sosyal medya kavramının da aynı paralelde gelişmesi ile birlikte başarılı yapımlar hazırlayan geliştiriciler rahatlıkla adından söz ettirmeye başladı.

Mobil işletim sistemlerindeki uygulamaları, oyunlar ve diğer uygulamalar şeklinde ayıracak olduğumuzda telefonlarımızda kullandığımız ortak uygulamaların çoğunun büyük firmalara ait olduğunu görüyoruz. Ama grafik canavarı olanından tutun da indie oyunlara kadar her çeşit oyunun bu markette bir alıcısı var. Haliyle bu durum pek çok geliştiricinin iştahını kabartan bir durum. Üstelik Unity, Unreal Engine, Cry Engine gibi oyun motorları sayesinde yazılım bilgisi gereksinimini minimuma indiren yardımcı araçlar hayatımıza girmiş durumda.

Yazının bu bölümünde pek çok geliştiricinin aksine Windows Phone Market’te kısa sürede hatırı sayılır indirilme sayısına ulaşmış Drone In The Dark adlı oyunun yapımcısı CL Games and Apps şirketinden Levent Özkan ile bu konuyu konuştuk.

 

PE:         Levent Bey, mobil oyun dünyasına girme fikri nasıl aklınıza geldi?

LÖ:         İnanıyorum ki her oyuncunun aklında “Şöyle yapınca şöyle olan bir oyun olsa, çok zevkli olurdu” şeklinde fikirler vardır. Ben sadece bir adım daha giderek aklımdaki bu fikirleri hayata nasıl geçirebileceğimi araştırdım ve mobil oyun yapmaya bu şekilde başladım. Bir başka sebep de; bir gün Amerika başkanı Obama’nın kendi halkına seslenişinde “artık sadece oyun oynayan taraf olmayın biraz da oyun yapan taraf olun” cümlesi beni çok etkilemişti. Demek ki adamın canına tak etmiş dolarlar yurtdışına akıyor adamın içi gidiyor herhalde diye düşündüm, biraz da damarına ben basayım dedim 😀

PE:         Bugün sayıları milyonları bulan uygulamalar arasında öne çıkmak kolay bir şey değil. Çok başarılı da olsa bazı yapımların arama sonuçlarında bulunması zor noktalarda yer aldığını görüyoruz. Böyle ortamda bir yapımın adının duyulmasında şans, reklam veya başarı faktörleri ne kadar önemli?

LÖ:         Hatırlıyorum da eskiden güzel oyunları arkadaşlarımızdan öğrenirdik ve hangi oyunu alacağımızı bugünküne nazaran uzun araştırmalar sonucu karar verirdik. Tabi alınan bir oyunun haftalarca oynandığı ve CD’lerin arkadaşlar arasında el değiştirdiği düşünüldüğünde gayet normal bir süreçti bu. Hal böyle olunca başarısız yapımlar zaten oynanmadan eleniyordu. Ayrıca başarılı oyunların (Ör: Half-Life, Call Of Duty, Diablo, Fallout, Starcraft, Age Of Empires vb…) yapımcı firmaları da ezbere biliniyordu; mesela Blizzard firmasının yaptığı bir oyunu gözü kapalı alıp yıllarca oynayabilirsiniz. Bugün mobil oyun sektörü bu tabuları yıkmışa benziyor. Bir kullanıcı bütün oyunlara anında erişim sağlayabiliyor, hemen her yerde indirip oynayabiliyor ve çok çabuk sıkılıp oyunu daha birkaç bölüm geçmeden veya ilk takıldığı yerde silebiliyor. Zaten bu oyunu kim yapmış diye bakıp ona göre indiren de nadiren çıkar diye tahmin ediyorum. Hatta şöyle ki: oyun çok kaliteli, arka planda grafik tasarımcılarından tutun da sesçisine, senaristine kadar müthiş bir ekip çalışmış ancak store’da oyunu tanıtan grafikler beğenilmediği için bu oyun indirilmeye değer bile bulunmuyor. Bir başka açıdan yaklaşırsak da, oldukça basit yapılmış ama kullanıcıyı çıldırtan özellikler barındıran, bu yüzden oynanmaya ve hızla yayılmaya devam eden birçok oyun örneği ile de karşılaşmamız mümkün. Örnek verecek olursak; Flappy Bird çılgınlığı vardı bir ara, daha sona ismi lazım değil bir firmanın birbirinin kopyası basit ötesi oyunlarının yayınlandığı gibi milyonlarca indirilme sayısına ulaştığını görüyoruz. Bu örneklerde önemli olanın grafik veya komplekslik değil de kullanıcıyı oyuna bir şekilde bağlayabilmek; her zaman daha iyisini yapabileceğiniz hissini veren, kimi zaman sinir eden kimi zaman kullanıcıya büyük iş başarmış hissi vererek oyuna bağlayan bu olaya bir isim verelim: “Mobil oyun ruhu”. Tabi büyük yapımlardan da bahsetmezsek olmaz, mobil oyun sektörünün en başarılılar listesine ilk günden beri adını yazdıran Clash of Clans. Önceden web tabanlı oyunlar vardı Travian gibi, CoC aslında bu fikrin mobil sektördeki ilk uygulaması, benzer şekilde ilk olduğu için başarılı olduğunu düşündüğüm oyunlardan biri de Temple Run,  Şimdi soruya şöyle cevap verebilirim artık: günümüzde “Mobil oyun Ruhu”nu yakalayabilen ve ‘ilk’leri görerek değerlendiren her yapımcının her oyununu ben bu sektörde başarılı buluyorum ki bu parametrede grafik, yazılım gibi unsurların çok da önemli olmadığını da belirtmek isterim; şansın her konuda olduğu gibi burda da tabi ki bir rolü var ancak reklam kadar değil tabi ki!

PE:         Başarılı bir yapım er yada geç markette hakettiği yeri bulabilir mi?

LÖ:         Zannetmiyorum. Yukarıda da belirttiğim gibi bir oyun yaptınız müthiş, dev bir kadro çalıştı yapımında, mükemmel grafikler, mükemmel yapay zeka… mağazaya koydunuz 0 indirilme, 1 yıl sonra baktınız 0 indirilme…

PE:         Az önce sizin de bahsettiğiniz gibi çok da uzak sayılmayan bir geçmişte yaşanmış Flappy Bird örneği var. Basit bir oyun ile kazanılmış onbinlerce dolar. Bu durum, bu işe heves eden kişiler için bir model olmalı mı yoksa örneğine ender rastlanacak türden bir olay mı sizce?

LÖ:         Açıkça söylemek gerekirse bu durum bağımsız oyun yapan geliştiricilere en büyük umutları sağlayan, neden ben de onun yerinde olmayayım ki dedirten bir durumdur. Sadece Flappy Bird oyunu için değil, milyonlarca indirilmiş ve oldukça basit oyunlar da var. Burada neden ben olmayayım ki sorusu bence oldukça yerinde bir sorudur çünkü buna engel bir durum yoktur, tek başına geliştirilmiş bir oyun ve günde 50 bin dolar reklam geliri sağlıyor, gerçekten de neden ben de onun yerinde olmayayım ki ? Flappy Bird geliştiricisi oyunu yayınladıktan 8 ay sonra her ne hikmetse oyunu birden milyonlara ulaşıyor kendi ağzından yaptığı açıklamada oyunun tanıtımı için herhangi bir girişimde bulunmadığını belirtse de sosyal medya aracılığı ile oyunun yayıldığı iddiaları da mevcut. Zira ben de hatırlıyorum twitter da günlerce gündem olmuş bir oyundan söz ediyoruz kendi bir girişimde bulunmadıysa da insanlar onun yerine oyunun reklamını gayet güzel yaptılar. Hatta yarı yarıya olumsuz yorumların da oyunun reklamını güzelce yaptığını görüyoruz, malum, reklamın iyisi kötüsü olmuyor.

PE:         Mobil oyun geliştiriciliği, işi gücü bırakıp bu alana yoğunlaşıldığında para kazandıracak bir sektör mü?  “İşimden istifa ettim. Mobil oyun geliştirerek geçimi sağlıyorum.” şeklinde bir cümle ile karşılaşma olasılığımız nedir ?

LÖ:         Oyunlarımı yaparken birçok forumda mecburen bazı araştırmalarda bulundum özellikle bazı kodlamaları daha önce insanlar nasıl yapmış diye araştırırken bu şekilde bir sürü oyunu veya uygulaması olan ve geçimini sanırım bu şekilde sağlayan bazı insanları farkettim. Türkiye’de de bu şekilde bazı insanların varlığından haberim var. Kimisinin yazdıklarına göre ayda ortalama 10-15 bin dolar da kazanılıyor, kimisine göre de oldukça az miktarlar kazanılabiliyor tabi ne kadar doğru bilinmez. Ben ara değerlerin çok da mantıklı olmadığını düşünüyorum ya iyi kazanırsınız ya da 0 seviyelerinde gezer durursunuz. Mobil sektör çok hızlı gelişen çok hızlı popüler olan ve aynı hızda çöpe atılan uygulamalarla dolu bir sektör. İşten ayrılıp oyun yapmaya kendini adamak tercih meselesi tabi fakat Google benim hesabımı 1 ay boyunca sorgusuz sualsiz askıya aldığı günden beri işi gücü bırakıp oyun sektörüne dalma fikrini bir kere bile düşünmedim, bilmem anlatabildim mi 🙂

PE:         Drone In The Dark oyununun başarısının sırrı sizce nedir?

LÖ:         Çünkü Drone in the Dark dünyanın en güzel oyunu… (kirpi yavrusunu pamuğum diye severmiş) Şaka bir yana hem oynanabilirlik olarak hem fikir olarak oldukça özgün bir yapım, malum günümüz oyuncağı drone lar artık her yerde ve birçok amaçla kullanılıyorlar. Bu oyun yayınlandıktan kısa süre sonra Google hesabımı 1 aylığına askıya almıştı ve herhangi bir tanıtım veya reklam yapmamıştım ancak Windows Phone Store da hiçbir gayret olmamasına rağmen günde ortalama 250 indirilmeyi yakaladı oyun tabi bir yere kadar… başarısını bir de Windows Store’a oyun yüklemenin diğer marketkere yüklemekten daha zor olduğu bunun için Windows Store da çok daha az sayıda oyun olduğuna veriyorum. İnsanlar biraz da yokluktan indirdiler sanırım ((= bu arada Windows store a yükleyebilmek için verdiği katkılardan ötürü sayın Kerim Kaynakçı’ya da teşekkürlerimi bir borç bilirim.

drone in the dark                                                               screen322x572

PE:         Başarılı bir mobil oyunda aslan payını hangisine verirsiniz? Kaliteli grafikler mi yoksa oynanabilirlik mi  ?

LÖ:         Bu soruya iki bakış açısından bakarak cevap vereyim:

– “Yahu ben bu oyunu oynayamadıktan sonra grafiklerini ne yapayım ? umarım bir daha oyun moyun yapmazlar…”

– “Abi çok güzel oyun yapmışlar biraz da grafik kassalarmış daha da güzel olurmuş, umarım güncelleme de grafiklerini düzeltirler….”

 

PE:         Oyunlarınızda Unity oyun motorunu tercih ettiğinizi görüyoruz. Bu platformu kullanıyor olmanın avantajları nelerdir?

LÖ:         …. En büyük avantajı ücretsiz olması, unity kullanarak oyun geliştiren birçok kişi olduğu için takıldığınız yerlerde size fikir verecek çözümleri daha kolay buluyorsunuz. Bunun yanında dezavantajları da var tabiki.  Sürekli güncellenmesi ve bir sürümde yapılan çalışmaların bazen diğer sürümlerde çalışmaması örneğin unity 4xx serisi ile unity 5xx serisinin fizik motorunun farklı hesaplamalara dayanması gibi. Tabi önemli etkenlerden biri de sizin alışabileceğiniz bir arayüze sahip olması örneğin grafik tasarımı için kimileri Blender programını kullanırken blender arayüzü bana oldukça ters geldi ve klasik 3D modelleme programlarından devam ettim. Benim gibi bağımsız oyun geliştiricileri (Indie kelimesi ile ifade ediliyor) için sanırım önemli olan şu : aklındaki gibi bir oyun yap da nerde yaparsan yap. Fizik motorun ister Nvidia Physix olsun ister AMD yeterki senin istediğin gibi olsun.

PE:         Mobil oyun geliştirmeye meraklı ama yazılım bilgisi olmayan bir kişi nasıl bir yol haritası belirlemeli kendisine? Oyun motorlarının kullanılmasını mı öğrenmeli yoksa kodlamayı öğrenerek mi işe başlamalı? Bir de konu ile ilgili Türkçe kaynak bulmak da kolay olmasa gerek.

LÖ:         Mobil oyun geliştirmek için tabi ki yukarıda bahsettiğiniz yazılım ve oyun motorundan biraz anlamak gerekli ancak profesyonel olmaya da gerek yok bence. Tabi ikisi de sıfır düzeyinde ise azıcık kodlama bilgisinden sonra oyun motoru içerisinde ilerlenebileceğini düşünüyorum. En önemlisi oyun geliştirmek için hevesli olmak ve pes etmemek gerek. Oyunu geliştirdikten sonrası da önemli, her marketin kendi kuralları var, kimi apk formatında ister kimi Xcode programında derlenmiş olarak ister kimisi de ille gidip başka birisinden yardım almanı ister ! (Microsoft’a selamlar 🙂 ) Türkçe kaynak konusunda maalesef olumlu bir yorum yapamayacağım, Türkçe bir kaynak bulsanız dahi bu sektör her gün kendini güncelleyen ve yeni yöntemler getiren bir sektör olduğu için zaten çok da uzun vadeli olmayacaktır bu kaynağın ömrü. Dolayısıyla SDK larından tutun da oyun motorlarına tepeden tırnağa yabancı dil kullanılan bu sektörde henüz Türkçe kaynaklar için erken olduğunu düşünüyorum. Hatta Türkçe kaynak bulsanız dahi devamlılığının sağlanabileceğinden emin değilim.

Mobil oyun yapımı ve yayınlanmasının her aşaması arıza ve sorun doludur ancak biraz sabır, araştırma ve deneme ile bütün sorunların çözüldüğünü ve bir şeyler ortaya çıkarttığınızı görürsünüz. Şöyle özetleyebilirim; ben bile oyun geliştirip bütün marketlerde yayınladıysam herkes yapabilir.

PE: Son olarak eklemek istediğniz başka bir şey var mı ?

LÖ: Öncelikle Parlakekran sitesine bana bu fırsatı tanıdığı için teşekkür ediyorum, Parlakekran olarak incelediğiniz konuları yakından takip ediyorum ve yayın hayatınızda başarılar diliyorum.

PE:         Biz de, kırmayıp değerli vaktinizi ayırdığınız için çok teşekkür ederiz.

AppStoreLogo                                logo._android._google._play._store._app._internal.001                                 badge-windows-phone-store



		
		
		

Share This: